27 April 2009
Dünyada en hızlı dil öğrenenler kim?
Herkes İngilizce’yi hızlı öğrenmek ister. Ancak bu her zaman o kadar kolay olmayabilir. Hızlı öğrenmek için en yaygın kullanılan metodlar tam katılım tekniklerini içerir. Örneğin, yabancı bir ülkede bir iki hafta yoğun bir dil kursuna gitmek gibi.
Ancak, ne yazık ki bu çoğu kişi için uygun bir seçenek değil. Bu süreyi ayırabilmek aile, iş ve diğer sorumluluklar dolayısıyla kişiler için engel oluşturabiliyor.
Ve, ayrıca bazı kişiler için bir veya iki haftalık yoğun kurslar etkili olmayabilir. Herkes aynı şekilde öğrenmez, ve geleneksel bir dil kursu arzu ettiğiniz akıcılık düzeyine ulaşmanızı sağlayamayabilir.
Dünyanın en hızlı dil öğrenen varlıkları
İngilizce’yi daha hızlı konuşabilmeyi öğrenmek için belki de dünyanın en hızlı dil öğrenen varlıkları – çocuklara bakmalıyız.
Ayakkabılarını bağlamayı, çatal bıçak kullanmayı öğrenmeden önce veya cebir işlemleri yapmadan önce küçük çocuklar binlerce kelimeyi öğrenebiliyorlar, karmaşık cümleler kurmayı keşfediyorlar (gramer kitapları olmaksızın), ve anadillerindeki sesleri telaffuz etme becerisi geliştiriyorlar.
Nasıl bu kadar kolaylıkla dil öğrenebiliyorlar? Bu kadar az çabayla kelime, gramer ve cümle kuruluşuna nasıl bu kadar hakim olabiliyorlar? Sırları nedir? Nedeni sadece hergün anadillerine maruz kalmaları mı, yoksa diğer sebepler var mı?
Her ne kadar çocukların dil öğrenimi ile ilgili birçok araştırma yapılmış olsa da bilimadamları hala çocukların nasıl bu kadar çabuk dil öğrenebildikleri hakkında tam bilgiye sahip değiller. Noam Chomsky gibi dilbilimciler beynin dili anlamlandırmaya son derece uygun doğal bazı yapılara sahip olduğuna inanıyorlar. Diğerleri ise çocuk beyninin doğal problem çözme yetisine sahip olduğu ve dilin yapısını bu yetiyi kullanarak çözdüğüne inanıyorlar. Ancak bu açıklamalar hala neden çocukların yetişkinlerden daha hızlı dil öğrendikleri sorusunu cevaplamıyor.
Beyin Dalgalarının Gücü
Birçok bilimadamı tarafından keşfedilmeye başlanan bu muhtemel açıklamalardan biri ise yaşlandıkça kademeli olarak değişen beyin dalgası kalıpları.
Çocuklar zamanlarının çoğunu Alpha (saniyede 7 ila 12 beyin dalgası) ve Theta (saniyede 4 ila 7 beyin dalgası) konumunda geçirirler. Theta konumundayken hafıza ve sezgi ön plana çıkarken, Alpha konumu da görsellik ve yaratıcılıkla bağdaştırılır. Öte yandan yetişkinler en sık olarak Beta konumundadırlar (saniyede 13 ila 40 beyin dalgası), Beta; dikkat, konsantrasyon ve dar alana odaklanma hissini yaratır.
Tabii ki Beta konumu mantıksal çıkarım, karmaşık problem çözme ve yetişkin dünyasının diğer talepleri için gerekli. Ancak bilimsel araştırmaya göre Alpha ve Theta konumları “Hızlı Öğrenme” dediğimiz beceri için can alıcı önemdedirler.
Peki, Alpha ve Theta beyin dalgalarını uyararak yetişkin dil öğrenimini hızlandırmak mümkün mü? Ve, eğer mümkünse İngilizce’yi daha hızlı öğrenmek için bu konumları ne şekilde yaratabilirsiniz?
Bütün bu soruları ve daha fazlasını cevaplayacak video için yarın buraya göz atın.
Ian Przybylinski
Not: Bu ilgi çekici serinin herhangi bir bölümünü kaçırmamak için SuperSpeaking İpuçları Haber Bülteni’ne kayıt olun veya anasayfanın sağ üst köşesindeki RSS’e kayıt olun ve haftalık güncel haberler alın!



