İngilizce öğrenirken okumak son derece elzem. Her İngilizce öğrencisi İngilizce yazma ve konuşmada belirli bir hakimiyet seviyesini elde etmek için kendi seviyesine uygun dergi, gazete, kitap, hikaye vb.çeşitli materyaller okumalı.
İngilizce okumak yeni kelime, gramer ve cümle yapılarıyla karşılaşıldığından öğrenciler için gerçekten bunaltıcı olabilir. Öğrenciler İngilizce kitap okumaya başlamadan önce daha fazla kelime haznesi oluşturmak, daha fazla gramer ve değişik yapılar öğrenmek gerektiği düşüncesiyle İngilizce okumaktan tamamen sakınabilirler. Ne var ki durum öyle değil. Bu farklı alanları metin ve bulundukları bağlamdan soyutlayarak çalışmak öğrenilen bilgilerin kolaylıkla uçup gitmesini mümkün hale getirir. Kelime, gramer ve karmaşık yapıların bir metin içerisinde öğrenilmesinin, çağrışımsal özellik içermesi bakımından bilgileri beynimizde daha kalıcı hale getirdiği kanıtlanmış bir gerçektir.
Peki o zaman nasıl okumalıyız?
- Her ne yaparsanız yapın, okurken her bir kelimeyi sözlükte aramayın. Bu herşeyi anlamanın yolu değil, ve kaldı ki okuduğunuz materyalin genel anlamını kavramak için her bir kelimenin anlamını bilmeniz de gerekmiyor.
- Cümlelere bakın. Zaten bildiğiniz bazı kelimeler muhakkak vardır. Tahminde bulunun. Kelime kelime anlamdan ziyade genel anlama konsantre olun.
- Herşeyi Türkçe’ye çevirmeye çalışmayın, İngilizce yaklaşık anlamını çıkarmanız zaten yeterince iyi.
- Bilmediğiniz kelimelerin yer aldığı bölüme dikkat edin. Konu nedir? Bu belirli sözcük konunun neresinde görünüyor? Bu, bir kelimenin gerçek anlamını öğrenmenin en iyi yolu. Aynı şekilde anlayamadığınız belirli cümle yapısının bulunduğu kısma da bakın ve cümleyi de o şekilde kavramaya çalışın.
- Karşınıza sürekli çıkan kelimenin anlamını tahmin edemiyorsanız sözlükten bakın, ancak her bir sözcüğü bakmayı takıntı haline getirmeyin.
- Yeni kelime, gramer ve cümle yapılarını not edin. Sonradan anlamlarına bakın ya da araştırın.
- Okuma materyalinde öğrendiğiniz cümle yapılarının benzerlerini kendiniz oluşturmaya çalışın. Aynı şekilde oluşturduğunuz cümlelerde yeni gramer ve kelimeler kullanmaya çalışın.
Evet, bu İngilizce öğrenmenin doğru yöntemi. Sadece bir egzersiz kitabından değil gerçekten yazılı bir materyalden gerçek örnekler görerek ve kendi egzersizlerinizi yaratmaya çaba göstererek öğrenmek. Unutmayın İngilizce öğrenmek, içinde sizin aktif bir rol oynamanız gereken ve kendi kendinizi analiz edeceğiniz bir süreç.
Hande Przybylinski
Related posts:
Eğer İngilizce konuşmanızın akıcı hale gelmesini istiyorsanız öncelikle şunu iyi bilmeniz gerekir: İngilizce öğrenmek okuma, dinleme, konuşma ve yazma becerilerinin kullanımını gerektirir.
Peki İngilizce’de konuşma ve yazma becerilerinin gelişiminin diğer iki dil becerisi olan okuma ve dinleme ile doğrudan bağlantısı olduğunu biliyor muydunuz?
Aklınızda bulundurmanız gereken en önemli şey okuma ve dinlemenin alınan bilgilerden oluştuğu, konuşma ve yazmanın ise alınmış olan bilgilerin çıkışı, yani üretim olduğudur. Başka bir deyişle eğer İngilizce konuşma ve yazma becerilerinizi geliştirmek istiyorsanız, okuma ve dinleme becerilerinize iyice hakim olmanız gerekiyor. Bunu gerçekleştirebilmeniz için bazı yöntemler var:
1) Okuma
Okuyabildiğiniz kadar okuyun. Ancak okumanızın aktif olması gerekiyor. Bu okuduğunuz yazının kuruluşu ve size yabancı gelen kelimeler üzerinde düşünerek okumanız anlamına geliyor. Karmaşık gramer yapılarına takılmanıza ya da karşılaştığınız her yabancı kelimeyi anlamaya çalışmanıza gerek yok. Önemli olan bu kelimeleri bir defa gördükten sonra bir kitapta veya bir metinde tekrar karşılaştığınızda tanıyabilmenizdir. Bir not defteri edinmeniz çok daha iyi olacaktır, böylece önemli kelimeler veya yapılarla karşılaştığınızda bunları defterinize not edebilirsiniz. Okumaya başlarken Penguin Readers’ın zorluk derecesine göre sınıflandırılmış kitaplarını okumanızı önerebiliriz.
2) Dinleme
İngilizce duyuşunuzu geliştirebilmeniz için iki seçenek mümkün:
• Okumanın haricinde günde yarım saatinizi İngilizce dinlemeye ayırabilirsiniz.
• Sadece okumaya konsantre olabilir ve okumada ustalaşabilirsiniz, ardından duyuş açığınızı kapatabilirsiniz.
Ben ikincisini tercih ederim, çünkü okumada anadilinizmişcesine ustalaştıkça dinleme becerileriniz otomatik olarak artar. Zihninizde birikmiş ve depolanmış birçok bilgi olduğundan dolayı karşınızdaki konuşmacının ne demek istediğini kolayca tahmin edebilir hale gelirsiniz. Ancak bu asla dinleme egzersizi yapmamanız gerektiği anlamına gelmiyor.
İngilizce duyuşunuzu geliştirmek için çocuklar için yapılmış çizgi film ya da filmleri de tercih edin. Bu filmlerde kullanılan dil basit, ve karmaşık ifadeler ya da argo terimler içermiyor.Ya da eğer duyuşunuz zaten gelişmiş durumdaysa her gün Voice Of America veya BBC radyo programlarını dinleyebilirsiniz. Bu aktiviteleri yaparken aktif dinleme halinde olmanız ve dinlerken de not almanız gerektiğini hatırlatmakta fayda var.
Bu önerilere kulak verdiğiniz taktirde İngilizce konuşmanız ve yazmanız kendiliğinden gelişecek ve biraz çabayla da mükemmel hale gelecek.
Hande Przybylinski
Related posts: