
(To Read this article in English – click here: The Missing Key to Learning English.pdf)
(To Listen to an English mp3 of this article – click here: The Missing Key to Learning English – Part 1.mp3 and The Missing Key to Learning English – Part 2.mp3)
___
İngilizce Öğrenmekteki Eksik Anahtar
Hiç İngilizce eğitiminizde birşeylerin eksik olduğunu hisseder misiniz?
Bu sanki anneannenizin eski bir yemek tarifini hazırlamaya çalışmanız gibi. Yemeğin tadının aynı onun yaptığı gibi olmasını istiyorsunuz – ama malzemelerin tümünü hatırlayamıyorsunuz.
Elinizden gelenin en iyisini yaparsınız – ve ardından tadına bakarsınız…
Ama bir şey eksik…
Tam olarak kestiremediğiniz bir şey eksik.
Muhtemelen İngilizce öğrenirken de aynı hissi duyuyordunuz.
Nedenini öğrenmek için okumaya devam edin…
İngilizce sorunları nereden geliyor?
Size bir soru sormama izin verin:
İngilizce öğrenmenizden kim sorumlu?
Öğretmeniniz mi?
İngilizce kursunuz mu?
Gitmiş olduğunuz üniversite mi?
Doğduğunuz yer mi?
Yetişme tarzınız mı?
Türkiye’de neredeyse 6 yıldır yaşıyorum – ve bunlar İngilizce öğrenme problemleri ile ilgili en sık duyduğum nedenler:
- Gittiğim okul iyi bir İngilizce eğitim vermiyordu.
- İngilizce eğitim veren bir üniversiteye gitmedim.
- Hiç dışarıda okuma şansına sahip olmadım – Türkiye’de yaşıyorum!
- İngilizce öğrenmek için yeteneğim yok.
- Nereden başlamam gerektiğini bilmiyorum – Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.
Tüm bunlar istediğiniz kadar iyi İngilizce konuşamamanızdaki OLASI nedenler.
Ve – size KATILIYORUM!
Bu sebeplerin birçoğu muhtemelen İngilizce öğreniminizi etkiledi -
- Okulunuzdaki İngilizce eğitimi çok iyi olmamış olabilir – bu doğru – veya yeterli olmamış olabilir. Muhtemelen – Çok fazla yazı ve ezber vardı – yeterince konuşma ve iletişim yoktu.
- Evet – bazı kişilerin İngilizce konuşulan bir üniversiteye gitme ya da dışarıda okuma fırsatı var – ve tabii ki – bu onlara bir avantaj sağlıyor. Ama tüm yurt dışında okuyanlar İngilizce öğrenemeyebilir.
- Bir İngilizce kursuna gitmiş olabilirsiniz - ama size doğru teknikleri kullanarak eğitim vermediler.
- Muhtemelen GERÇEKÇİ OLMAYAN ders kitapları kullandılar – ve sizi gramer kuralları ezberlemeye zorladılar. Size muhtemelen konuşmanızı geliştirmek için gerçekten ne yapmanız gerektiğini söylemediler.
- Ne kadar yoğun olduğunuzu anlıyorum. İş yükünüz ağır – trafikle boğuşmak zorundasınız – ve aile ve arkadaşlarınıza karşı yükümlülükleriniz var.
- Yetenek? Eğer birisi size yeteneğiniz olmadığını söylediyse – veya İngilizce öğrenme çabalarınızda başarısızlığa uğradıysanız – doğru ‘yeteneğe’ sahip olmayabileceğinizi düşünmeniz kolaydır.
- Ne yapacağınızı bilmemek belki de en sık karşılaşılan problem – nereden başlayacağınızı bilmek gerçekten zor.
Şimdi – devam etmeden önce – bu sebeplerin önemli olmadığını söylemeye çalışmıyorum – bunu netleştirmek isterim.
Tüm bu sebepler ‘geçerli’ sebepler – belirli bir noktaya kadar.
Ama şimdi – sözünü etmek istediğim şey…
“The Elephant in the Room”
“The Elephant in the Room” (“Odadaki Fil”) bir İngilizce deyimdir, “Kimsenin konuşmak istemediği bariz konu.” anlamına gelir.
Son 6 yıllık İngilizce öğretme deneyimimden yola çıkarak – aşağıdaki değerli gerçeği öğrendim:
Bir kişinin İngilizce’sini geliştirmek için yapabileceği en etkili şey kendi öğreniminin sorumluluğunu almaktır.
İngilizce öğrenmek ve konuşmanızı geliştirmenizden sadece ve sadece sizin, kendinizin sorumlu olduğunuza hemen şimdi karar verdiğinizde, garanti ediyorum gelecek hafta ve aylarda MUAZZAM bir gelişim tecrübe edeceksiniz – bundan bir yıl sonra tamamiyle farklı biri olacaksınız.
Bu kararı verdikten sonra – bunu kalıcı hale getirmek için şu adımları takip edin:
- Geçmişi geride bırakın – Geçmiş eğitiminiz, okullar, üniversite ve kurslar muhtemelen ideal değillerdi – ama şimdi bunların hiçbirinin önemi yok. Çok geç değil – bugün İngilizce’nizi geliştirmeye başlayabilirsiniz.
- Kendinize günde 30 dakika verin – Son derece meşgul olsanız bile, 10 dakika daha erken kalkabilirsiniz – 10 dakika sabah – 10 dakika öğlen izninde – ve 10 dakika akşamları yeni cümleler öğrenerek ve İngilizce pratiğinizi yaparak geçirebilirsiniz.
- UĞRAŞ Verin! – Bazı problemler ile karşılaşacağınızı kabul edin – ve kendinizi bunları aşmaya adayın. Birşeyi anlayamadığınızda – ya da ne yapacağınızı anlamıyorsanız – bir şeyler yapın! Boş durmayın – ileriye doğru hareket edin.
Peki ya yetenek?
Bazı kişilerin yabancı bir dili diğerlerinden daha iyi öğrenebilme yetisine sahip oldukları doğru mu?
Belki – ama böyle düşünmüyorum. Her tür farklı altyapıdan kişinin İngilizce öğrendiğine şahit oldum – eğitimli ve eğitimsiz – zengin ve yoksul. VE – Hiç yeteneği olmadığını düşünen kişilerin FEVKALADE İngilizce konuşanları haline geldiklerini gördüm.
Ama – İngilizce öğrenmek için yeteneğiniz olmadığını söyleyerek – nasıl İngilizce öğrenmek için sorumluluk alabilirsiniz?
Alamazsınız. Ve – daha önce söylediğim gibi- İngilizce öğrenmek için sorumluluk almak yapabileceğiniz en etkili şey.
Nereden başlamalı
Pekala – İngilizce öğreniminizde tam sorumluluk alma kararını verseydiniz… Şimdi – nereden başlamalısınız?
Kolay bir soru değil!
Program, okul ve kurslar için birçok seçenek mevcut – nereden başlayacağınızı bilmek zor.
Hatta – intellenglish.com’u başlatmamın sebeplerinden biri buydu.
Etrafa bakındım ve İstanbul’da birçok İngilizce kursu gördüm – ama pek az kişi buralarda İngilizce öğreniyordu.
Ayrıca yeni bir dili öğrenmenin ne kadar zor olduğunun deneyimini yaşadım – özellikle de kendi anadilinizden çok farklı olan bir dili!
Size vereceğim en büyük tavsiye:
- İngilizce’yi birer birer cümleler halinde öğrenin.
- VE – kulaklarınızla öğrenin!
İngilizce’de eğer sadece bir cümle öğrendiyseniz – Harika! Şimdi süreci tekrar edin – ve 2. , 3. bir cümle öğrenin – aynı şekilde.
Tam cümleler öğrendiğinizden emin olun – VE kulaklarınızla öğrenin. Okuyarak değil – dinleyerek öğrenin.
Bunun için en iyi iki program:
- SuperFast Speaking – başlangıç ve orta seviye öğrenciler için
- Ve Original Effortless English Lessons – ileri-orta seviye ve ileri seviye öğrenciler için.
Bu programları neden tavsiye ediyorum?
Herşeyden önce - Keşke Türkçe öğrenirken bunun gibi programlara sahip olabilseydim. Öğrenmek benim için ÇOK DAHA kolay olurdu.
İkincisi – bu programların her ikisi de normal İngilizce kurslarına göre çok uygun. VE – her ikisi de Para-İade Garantisi ile birlikte geliyor.
Dürüst olmak gerekirse – İngilizce eğitiminin sadece zenginlere özel bir şey olmaması gerektiğine güçlü bir biçimde inanıyorum – ve bu 2 program herkesin İngilizce’sini geliştirmeye başlamasını kolay hale getiriyor.
Unutmayın – eninde sonunda İngilizce’nizi öğrenmekten sorumlu olan kursunuz, okulunuz,öğretmeniniz, ya da hatta bu 2 program değil.
Başarınız ne kadar sorumluluk aldığınıza ve kaynaklarınızı nasıl kullandığınıza bağlı!
Hemen Ne Yapmalı
- Eğer bu makale sizi motive ettiyse – paylaşın! Email olarak arkadaşına gönderin – ya da daha da iyisi Facebook’ta paylaşın.
- Bu ilk adımı bugün atın – SuperFast Speaking ya da Original Effortless English programlarını satın alın. Eğer bunlardan birine zaten sahipseniz – bugün bir dersi çalışın – 10 dakika için bile olsa!
Teşekkür ederim! – THANK YOU!
All my best – Bütün iyi dileklerim ile,
İan
Facebook’ta Paylaşın!
Related posts: