İngilizce Öğrenirken ‘Music English’ Nasıl Kullanılır?

Belki de çoktan unuttuğunuzu sandığınız bir parçayı duydunuz. O parça size kimbilir neler çağrıştırdı? Lise yıllarınız, mezuniyet geceniz, üniversite sınavına hazırlandığınız zamanlar , hatta belirli bir dönemde içinde bulunduğunuz durum bile.

Görsel gücün (Zihin Filmi) Hızlandırılmış İngilizce Öğrenme Teknikleri’ndeki adımlardan biri oluşundan bahsetmiştik. Bir diğer önemli adım ise işitsel gücün (Music English) kullanımı.

Duyularımızla hafıza arasından göründüğünden çok daha derin bir bağ vardır. İkisi birbirleriyle etkileşim halindedir. Hızlandırılmış İngilizce Öğrenme Teknikleri hemen hepimizde doğuştan varolan bu yeteneklerden maksimum düzeyde faydalanma esasına dayanır.

İşitsel gücün aktive edildiği Music English için bir örnek olarak hepimizin bildiği bir masalı ele alalım: Kırmızı Başlıklı Kız.

Kırmızı Başlıklı Kız patikada yürürken, kurt ile karşılaştığında, ya da anneannesinin evine girmek üzereyken arka plandaki müziğin değişimine dikkat edin. Her bir durumun ruh haline bağlı olarak müzik de değişmekte. Patikada yürürken arpin yürük tıngırtısı, kurt ile karşılaşmada keman ve flütlerin ısrarlı, gergin ve tiz tremolosu, anneannenin evine girerkenki saf Kırmızı Başlıklı Kız’ın kaygısız ruh halini anlatan vals benzeri kısım.

little-red-patikada1 kurt-ile-karsilastiginda2

anneannesinin-evine-girmek-uzereyken2

SuperFast Speaking Programı’nda yeni kelimeler ve deyimler işte bu güçlü işitsel çağrışımlar yoluyla çabuk ve kalıcı biçimde öğrenilmekte. Gelecek sefer müziğin bu kısımlarını duyduğunuzda path, wolf, grandma kelimeleri kendiliğinden çağrışım yapacak. ‘Path’ kelimesini düşündüğünüzde müziğin belirli bir kısmı aklınıza gelecek, böylelikle kelimeyi işitsel gücünüzü kullanarak zihninizde kalıcı bir bilgi haline getireceksiniz.

Kullanılan klasik müzik eserleri aynı zamanda rahatlatıcı, zihni dinlendiren ve öğrenme için gerekli Alpha beyin dalgası oranını arttırıcı özelliklere de sahip.

İşte SuperFast Speaking Programı’nda kullanılan Music English adımının dayandığı esaslar bunlar.

Hande Przybylinski

No comments yet. Be the first.

Leave a reply

İngilizce Öğrenirken ‘Zihin Filmi’ nasıl kullanılır?

Merhaba Arkadaşlar;

Hiç okuduğunuz bir kitabı hatırlarken kafanızdan bu kitaba mekan, karakter, kostüm vs. gibi özellikler katarak film olarak canlandırdığınız oldu mu?

Hatırlayın, Polyanna’nın yaşadığı eve, Kırmızı Başlıklı Kız’ın annesiyle ilişkisine ve Küçük Kadınlar’ın özelliklerine her birimiz zihnimizde farklı filmler oynatarak yorum katmışızdır. İşte bu zihin filmindeki onlarca belki yüzlerce ayrıntı vasıtasıyla, çağrışım yoluyla öğrenilmiş bilgileri hatırlamayı ve taze tutmayı başarırsınız.

Bu, Hızlandırılmış Dil Öğrenme Teknikleri’nde kullanılan en önemli adımlardan biridir:

Zihin Filmi

Kısa bir paragraf alalım örneğin;

There is a black mouse in the field. A hawk sees the mouse and catches it.

(Tarlada siyah bir fare var. Atmaca fareyi görüp onu yakalıyor.)

Tarla’nın rengi, farenin hareket edip etmediği, atmacanın alçalıp fareyi pençeleriyle yakaladığı gibi ayrıntılar yok değil mi bu cümlelerde?

Bu ayrıntıları belki de siz eklediniz. Gelecek sefer “Hawk” kelimesini gördüğünüzde kendiliğinden “Mouse” kelimesi aklınıza gelecek. Koşan bir fare gördüğünüzde zihin filminizle çağrışım yapacak ve kendiliğinden “hawk” kelimesi aklınıza gelecek.

Hızlandırılmış Dil Öğrenme Teknikleri hepimizde varolan bu yeteneği kullanarak çağrışım yoluyla bilgileri daha çabuk öğrenebilmenizi ve daha kalıcı biçimde zihninide tutabilmenizi sağlayacak.

İşte SuperFast Speaking Programı’nda kullanılan ‘Zihin Filmi’ ve bu programın dayandırıldığı esaslardan birisi bu.

Hande Przybylinski

Comments

  1. May 30th, 2009 | 8:50 am

    [...] yazılarımızda görsel gücün (Zihin Filmi) İngilizce öğrenme sürecindeki etkisinden bahsetmiştik. Bugün görsel gücün farklı bir [...]

Leave a reply

Dünyada en hızlı dil öğrenenler kim?

Herkes İngilizce’yi hızlı öğrenmek ister. Ancak bu her zaman o kadar kolay olmayabilir. Hızlı öğrenmek için en yaygın kullanılan metodlar tam katılım tekniklerini içerir. Örneğin, yabancı bir ülkede bir iki hafta yoğun bir dil kursuna gitmek gibi.

Ancak, ne yazık ki bu çoğu kişi için uygun bir seçenek değil. Bu süreyi ayırabilmek aile, iş ve diğer sorumluluklar dolayısıyla kişiler için engel oluşturabiliyor.

Ve, ayrıca bazı kişiler için bir veya iki haftalık yoğun kurslar etkili olmayabilir. Herkes aynı şekilde öğrenmez, ve geleneksel bir dil kursu arzu ettiğiniz akıcılık düzeyine ulaşmanızı sağlayamayabilir.

Dünyanın en hızlı dil öğrenen varlıkları

İngilizce’yi daha hızlı konuşabilmeyi öğrenmek için belki de dünyanın en hızlı dil öğrenen varlıkları – çocuklara bakmalıyız.

Ayakkabılarını bağlamayı, çatal bıçak kullanmayı öğrenmeden önce veya cebir işlemleri yapmadan önce küçük çocuklar binlerce kelimeyi öğrenebiliyorlar, karmaşık cümleler kurmayı keşfediyorlar (gramer kitapları olmaksızın), ve anadillerindeki sesleri telaffuz etme becerisi geliştiriyorlar.

Nasıl bu kadar kolaylıkla dil öğrenebiliyorlar? Bu kadar az çabayla kelime, gramer ve cümle kuruluşuna nasıl bu kadar hakim olabiliyorlar? Sırları nedir? Nedeni sadece hergün anadillerine maruz kalmaları mı, yoksa diğer sebepler var mı?

Her ne kadar çocukların dil öğrenimi ile ilgili birçok araştırma yapılmış olsa da bilimadamları hala çocukların nasıl bu kadar çabuk dil öğrenebildikleri hakkında tam bilgiye sahip değiller. Noam Chomsky gibi dilbilimciler beynin dili anlamlandırmaya son derece uygun doğal bazı yapılara sahip olduğuna inanıyorlar. Diğerleri ise çocuk beyninin doğal problem çözme yetisine sahip olduğu ve dilin yapısını bu yetiyi kullanarak çözdüğüne inanıyorlar. Ancak bu açıklamalar hala neden çocukların yetişkinlerden daha hızlı dil öğrendikleri sorusunu cevaplamıyor.

Beyin Dalgalarının Gücü

Birçok bilimadamı tarafından keşfedilmeye başlanan bu muhtemel açıklamalardan biri ise yaşlandıkça kademeli olarak değişen beyin dalgası kalıpları.

Çocuklar zamanlarının çoğunu Alpha (saniyede 7 ila 12 beyin dalgası) ve Theta (saniyede 4 ila 7 beyin dalgası) konumunda geçirirler. Theta konumundayken hafıza ve sezgi ön plana çıkarken, Alpha konumu da görsellik ve yaratıcılıkla bağdaştırılır. Öte yandan yetişkinler en sık olarak Beta konumundadırlar (saniyede 13 ila 40 beyin dalgası), Beta; dikkat, konsantrasyon ve dar alana odaklanma hissini yaratır.

Tabii ki Beta konumu mantıksal çıkarım, karmaşık problem çözme ve yetişkin dünyasının diğer talepleri için gerekli. Ancak bilimsel araştırmaya göre Alpha ve Theta konumları “Hızlı Öğrenme” dediğimiz beceri için can alıcı önemdedirler.

Peki, Alpha ve Theta beyin dalgalarını uyararak yetişkin dil öğrenimini hızlandırmak mümkün mü? Ve, eğer mümkünse İngilizce’yi daha hızlı öğrenmek için bu konumları ne şekilde yaratabilirsiniz?

Bütün bu soruları ve daha fazlasını cevaplayacak video için yarın buraya göz atın.

Ian Przybylinski

Not: Bu ilgi çekici serinin herhangi bir bölümünü kaçırmamak için SuperSpeaking İpuçları Haber Bülteni’ne kayıt olun veya anasayfanın sağ üst köşesindeki RSS’e kayıt olun ve haftalık güncel haberler alın!

No comments yet. Be the first.

Leave a reply

« Previous Page