İnsanlar çok çeşitli nedenlerle İngilizce öğrenmeye başlıyor. Aynı zamanda kişilerin de İngilizce öğrenme stilleri birbirinden farklılık gösteriyor. Bu gerçeklere rağmen İngilizce öğrencileri çoğunlukla “doğru öğrenme”‘nin ne anlama geldiği ile ilgili olarak deyim yerindeyse “katı” yargılara sahip. Birçok İngilizce öğrencisi iyi İngilizce öğrenmenin gerektirdiği mutlak “kurallar ve kanunlar” olduğunu ve bu kurallara sıkı sıkıya bağlı kaldıkları taktirde İngilizce’yi mutlaka iyi bir şekilde öğreneceklerini düşünüyor.
Diğer öğrenciler (ve İngilizce öğretmenleri) ise öğrenmenin bir dönüşüm süreci olduğunu, sakin kalındığı ve herşey oluruna bırakıldığı taktirde gözü kapalı bir biçimde İngilizce öğrenilebileceğini sanabilirler. Tabii ki bunun tam tersine inanan İngilizce öğrencileri de mevcut. Bütün gramer kurallarını ezbere bilmenin İngilizce’yi geliştirmenin en iyi yolu olduğunu düşünenler gibi.
Diğer bazı İngilizce öğrencileri de maalesef “İngilizce’yi iyi bir biçimde öğrenebilecek kapasiteye sahip olmadıkları” yanlış inancıyla kendilerine karşı acımasız bir yaklaşım eğilimindedirler. Ve bir de İngilizce’yle ilgili bilinmesi gereken herşeyi bildiklerini iddia edip diğer öğrencilerin yanışlarını düzeltmeye kendilerini adayan öğrenciler de bulunmaktadır.
Başka bir deyişle İngilizce öğrenme ile ilgili çok çeşitli yaklaşım ve tutumlar mevcut. Bence, İngilizce öğrenmeye devam ederken kendinizi İngilizce öğrenme tavrınızla ilgili olarak sorgulamanız da yaklaşımınızı düzeltmek açısından çok önemli.
Kaynak: http://esl.about.com/library/weekly/aa030901a.htm
Çeviri: Hande Przybylinski
Related posts:
Eğer İngilizce konuşmanızın akıcı hale gelmesini istiyorsanız öncelikle şunu iyi bilmeniz gerekir: İngilizce öğrenmek okuma, dinleme, konuşma ve yazma becerilerinin kullanımını gerektirir.
Peki İngilizce’de konuşma ve yazma becerilerinin gelişiminin diğer iki dil becerisi olan okuma ve dinleme ile doğrudan bağlantısı olduğunu biliyor muydunuz?
Aklınızda bulundurmanız gereken en önemli şey okuma ve dinlemenin alınan bilgilerden oluştuğu, konuşma ve yazmanın ise alınmış olan bilgilerin çıkışı, yani üretim olduğudur. Başka bir deyişle eğer İngilizce konuşma ve yazma becerilerinizi geliştirmek istiyorsanız, okuma ve dinleme becerilerinize iyice hakim olmanız gerekiyor. Bunu gerçekleştirebilmeniz için bazı yöntemler var:
1) Okuma
Okuyabildiğiniz kadar okuyun. Ancak okumanızın aktif olması gerekiyor. Bu okuduğunuz yazının kuruluşu ve size yabancı gelen kelimeler üzerinde düşünerek okumanız anlamına geliyor. Karmaşık gramer yapılarına takılmanıza ya da karşılaştığınız her yabancı kelimeyi anlamaya çalışmanıza gerek yok. Önemli olan bu kelimeleri bir defa gördükten sonra bir kitapta veya bir metinde tekrar karşılaştığınızda tanıyabilmenizdir. Bir not defteri edinmeniz çok daha iyi olacaktır, böylece önemli kelimeler veya yapılarla karşılaştığınızda bunları defterinize not edebilirsiniz. Okumaya başlarken Penguin Readers’ın zorluk derecesine göre sınıflandırılmış kitaplarını okumanızı önerebiliriz.
2) Dinleme
İngilizce duyuşunuzu geliştirebilmeniz için iki seçenek mümkün:
• Okumanın haricinde günde yarım saatinizi İngilizce dinlemeye ayırabilirsiniz.
• Sadece okumaya konsantre olabilir ve okumada ustalaşabilirsiniz, ardından duyuş açığınızı kapatabilirsiniz.
Ben ikincisini tercih ederim, çünkü okumada anadilinizmişcesine ustalaştıkça dinleme becerileriniz otomatik olarak artar. Zihninizde birikmiş ve depolanmış birçok bilgi olduğundan dolayı karşınızdaki konuşmacının ne demek istediğini kolayca tahmin edebilir hale gelirsiniz. Ancak bu asla dinleme egzersizi yapmamanız gerektiği anlamına gelmiyor.
İngilizce duyuşunuzu geliştirmek için çocuklar için yapılmış çizgi film ya da filmleri de tercih edin. Bu filmlerde kullanılan dil basit, ve karmaşık ifadeler ya da argo terimler içermiyor.Ya da eğer duyuşunuz zaten gelişmiş durumdaysa her gün Voice Of America veya BBC radyo programlarını dinleyebilirsiniz. Bu aktiviteleri yaparken aktif dinleme halinde olmanız ve dinlerken de not almanız gerektiğini hatırlatmakta fayda var.
Bu önerilere kulak verdiğiniz taktirde İngilizce konuşmanız ve yazmanız kendiliğinden gelişecek ve biraz çabayla da mükemmel hale gelecek.
Hande Przybylinski
Related posts: