
En son bilimsel araştırmaya göre (How Languages are Learned, Oxford University Press – 2002), anlamakta zorlanmak ve kendini anlatabilmek dil öğrenmenin esas unsurları.
Diğer bir deyişle, öğrendiğiniz dili manalı bir iletişim için kullanmak zorundasınız. Basit ezber ve tekrar İngilizce öğrenmede etkili metodlar değil. Karşılıklı etkileşim ve konuşma kilit önemde.
Ancak ya kendinizi anlatamıyorsanız? Ve ya anlayamıyorsanız? Yeni dilinizi nasıl kullanabilirsiniz?

Bu problemi Türkiye’ye ilk geldiğimde yaşamıştım. Türkçe öğrenmeye “başlamak” inanılmaz ölçüde zordu çünkü Türkçe’nin ses ve ritmleri bana çok farklı geliyordu. İnsanlar konuşurken onları anlayamıyordum – ve telaffuzun kötü olduğu için onların beni anlamasını sağlayamıyordum.
Özellikle bir olayı çok iyi hatırlıyorum: Döner ve ayran alıyordum, ve ustaya dedim ki:
“Bir ayran alabilir miyim?” Ve sesim cümlenin sonunda yukarı çıktı, aynı İngilizce bir sorudaki gibi.
Ve o da dedi ki:
“Pardon?”
“Iııı. Bir ayran alabilir miyim?” İşte bu, bu sefer aksanı doğru yere koymuştum. Beni anlamalı. Ama dedi ki:
“Anlamadım.” Ahh! Bu çok sinir bozucu! Hadi bir sefer daha deneyeyim:
“Ayran” dedim. “Ayran.”
“Aaaaa.” Diye cevapladı usta. “Ayran ayran ayran.”
Bu benim ilk Türkçe telaffuz dersimdi. O zamandan beri ayranı doğru telaffuz ediyorum.
Ama o gün birşey farkettim.
Eğer telaffuzum yeterince iyi olmasaydı beni kimse anlayamazdı, ve ben Türkçe’mi asla konuşarak düzeltme şansını elde edemezdim. Ve İngilizce öğretmeni olduğum için konuşma pratiğinin yeni bir dili öğrenmenin en iyi ve en eğlenceli yolu olduğunu biliyordum.
Telaffuzumu iletişim kurabileceğim noktaya getirmem gerekiyordu!
Ve işte bunu yaptım:
İlk önce hangi Türkçe seslerin bana en zor gelenler olduğunu belirledim.
Sessiz harfler kolaydı. Onları çalışmam gerekmiyordu. Ama bazı sesliler benim için çok yeniydi: ö, ü, ı. Ve bazı diğer seslileri doğru telaffuz etmediğimi farkettim.
Böylece bütün Türkçe sesli harfleri yazdım ve birer birer hepsini çalıştım: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.
Sonra Türkçe’de bir cümleye baktım ve sadece sesli harfleri telaffuz ettim.
“Otobüs durağı nerede?”= “o, o, ü, u, a, ı, e, e, e.”
Ardından, tüm cümleyi söylemeyi çalıştım – ama sadece sesli harfleri doğru telaffuz edebildikten sonra.
Bunu İngilizce’de de deneyebilirsiniz.
*** Unutmayın – yeterli derecede telaffuz öğrendiğinizde, bildiğiniz İngilizce’yi pratik durumlarda da kullanmaya başlamalısınız.***
Evet, günlük yaşamınızda kullanacağınız pratik cümleleri kullanmayı öğrenin. Ve sonra kullanın!
Bir sonraki ders yeni kelimeleri hızla öğrenmekte kullanabileceğiniz bir teknik üzerinde odaklanacak. – VE genel akıcılık ve İngilizce düşünmenizi geliştirecek. Bunu kaçırmayacağınızdan emin olun!
Bütün en iyi dileklerimle,

Ian Przybylinski
_________________________________________________________________________
SuperFast Speaking‘i bir “Test Sürüş” Yapın – buraya bir göz atın:
http://www.intellenglish.com/new-superfast-speaking
90-gün Para İadesi Garanti İle!
_________________________________________________________________________
Copyright © 2008-2009 Ian Przybylinski