August 2009

İngilizce Eğitimi Hakkında Türkiye’de Öğrendiklerim

Sadece durun ve bir dakika için düşünün: Türkiye’de İngilizce öğrenmekte zorlanan kaç kişi tanıyorsunuz?

Şimdi bir dakika daha durun ve şunun hakkında düşünün: Türkiye’de kaç dil kursu var ve hangi sıklıkla bu okullarla ilgili reklamlar görüyorsunuz?

Bu kadar İngilizce okulu, dil kursu ve İngilizce öğrenmek için harcanan bu kadar parayla – Türkiye’deki herkesin iyi İngilizce konuşması gerekir.

Ama durum böyle mi?

Ne yazık ki, hayır. Fazla sayıda İngilizce kursu ve Türkiye’de İngilizce eğitiminde harcanan olağanüstü miktarda paraya rağmen – birçok Türk hala iyi İngilizce konuşmakta zorlanıyor.

Bunun nedeni ne?

Türkiye’de neredeyse beş yıldır yaşıyorum – ve bu sorun hakkında hep düşünmekteydim.

Birçok değişik türde İngilizce eğitimi görebilme şansım oldu – dil kursları, özel kolej ve liselerdeki İngilizce dersleri, üniversiteler için İngilizce hazırlık, profesyoneller için özel ve grup İngilizce dersleri.

Ve – bütün bu farklı türden İngilizce eğitimlerini gözlemledikten sonra , birkaç önemli sonuca vardım.

  1. Her bir kişi farklı yetenekler, zayıf veya güçlü noktalarla işe başlar – ama herkes İngilizce öğrenme yetisine sahiptir. İngilizce öğrenmek için özel bir yeteneğe sahip olmanız gerekmiyor. Dil ve iletişim insan zihninin sahip olduğu en doğal yetenekleridir. Bu yüzden, eğer şimdiye kadar İngilizce öğrenemeyeceğinizi düşünüyorduysanız – bunun sebebi sizin ya da yeteneklerinizin olmayışı değil – sorun muhtemelen İngilizce eğitim sistemi.
  2. Farklı sistemler farklı kişilerde daha iyi sonuçlar yaratabilir.  – ama her İngilizce öğrenme sistemine dahil edilmesi gereken bazı genel teknik ve metodlar var. Hepimiz farklı beyinlere sahibiz, ama hepsi benzer şekilde işliyor. Bu sebepten, eğer belirli bir İngilizce öğrenme tekniğinin bir kişi için etkili olduğu ispatlanmışsa – o zaman bunun diğer bir kişi için de işe yarayacağı yüksek bir ihtimaldir.
  3. Türkiye’de verilen İngilizce eğitiminin büyük bir kısmı Türkler üzerinde başarılı olmuyor! Bunun nedeni nedir?

Pekala, bunun bazı sebepleri var. Örneğin: İngilizce ve Türkçe birbirinden çok farklı. (Fransızca ve Almanca gibi Avrupa dilleri İngilizce’ye daha yakın bu yüzden Fransız ve Almanlar İngilizce’yi biraz daha kolayca öğrenebilirler.

Ayrıca, Türkler her zaman eğitim sistemini suçlarlar – devlet okullarında daha iyi İngilizce eğitimi verilmediği için – ya da İngilzice’ye yeterince erken yaşta başlanmadığı için.

Ama, bence Türkiye’deki İngilizce eğitiminin gerçek sorunu benim ilk iki gözlemimle alakalı.

  1. Türkiye’de birçok kişi İngilizce öğrenemeyeceğini sanıyor. İngilizce’nizi geliştirmek için birşey yapıyorsanız bile (bir İngilizce kursuna gitmek ya da sıkı İngilizce çalışmak) – kafanızda muhtemelen “Ya İngilizce öğrenemezsem?” gibi küçük bir varsayım var. Ve bu küçük şüphe İngilizce öğrenmenizi kötü yönde etkileyebilir. Bu muhtemelen birçok kişiyi İngilizce’lerini ilerletmekten bile alıkoyuyor.
  2. Bazı etkili İngilizce öğrenme metodları mevcut, ancak ne yazık ki, bunlar Türkiye’de yeterince kullanılmıyor.

Eğer Türkiye’deki dil okulları ve İngilizce kursları gerçekten etkili olsaydı, onlar hakkında daha fazla başarı öyküleri duyardınız. Ama bunun yerine, İngilizce kursuna giden ama İngilizce öğrenemeyen yakınlarınız ve arkadaşlarınız hakkında öyküleri daha fazla duyuyorsunuz.

Daha önce söylediğim gibi , her İngilizce eğitim programında kullanılması gereken bazı dil öğrenme teknikleri mevcut. Ama ne yazık ki, birçoğu kullanılmıyor.

İşte bu yüzden Türkiye’deki İngilizce eğitimini daha iyi hale getirmek konusunda eyleme geçmeye karar verdim.

Çünkü sizler daha iyiyi hak ediyorsunuz. Türkiye’de insanların her gün İngilizce’lerini geliştirmeye çalışarak harcadığı tüm para ve zamanı düşünün. Bu büyük bir yatırım!

Türklere hem zaman hem de parasal olarak yaptıkları yatırımlarda  daha iyi bir karşılık vermek istiyorum.  Sizler çalışkan kişilersiniz. Sizler zeki kişilersiniz. Eğer İngilizce öğrenmek için sıkı çalışıyorsanız, o zaman sizlere yardımcı olmak için sizin kadar sıkı çalışan birileri olmalı.

Ve bu da benim misyonum.

Ama sizin yardımınıza ihtiyacım var – çünkü eğer birlikte çalışırsak, daha fazla şeyin üstesinden gelebiliriz. Bu bizim misyonumuz olursa birlikte gerçekten bir fark yaratırız.

İngilizce öğrenmelerinde daha fazla kişiye daha fazla şans tanımak için mümkün olduğunca sıkı çalışacağım ve işte sizin yapmanız gerekenler:

  • Öncelikle, ne düşündüğünüzü bilmem gerek. Türkiye’deki İngilizce eğitimiyle ilgili başka nelerin yolunda gitmediği ile ilgili düşüncelerinizi bekliyorum – böylelikle bunu birlikte düzeltebiliriz. Bana, kişisel e-mailime doğrudan bir e-mail gönderin: ian@intellenglish.com
  • İkincisi, daha iyi İngilizce konuşmakla ilgilenen bildiğiniz herkesi bundan haberdar edin. Arkadaşlarınız ya da aile üyelerinizi bu siteden haberdar edin – ya da www.intellenglish.com adresi facebook ya da MSN profilinize ekleyin. Topluluğumuz ne kadar büyürse bizler de o kadar başarılı oluruz.

Önümüzdeki hafta web sitemizi çok dikkatle takip edin – çünkü Türkiye’deki İngilizce eğitimini geliştirmek için üzerinde çalıştığım en son yapıtı ve İngilizce öğrenmekte daha başarılı olabileceğiniz bazı yöntemleri gözler önüne sereceğim.

En iyi dileklerimle,

Ian Przybylinski

Related posts:

Pazar günü İngilizce Konuşmanızı Geliştirmekte Kullanabileceğiniz: Basit Bir Yöntem adlı makaleyi blogumda yayınlamıştım.

Ve sizlerden, okuyucularımızdan  birçok pozitif tepkiler aldık. Ancak bazılarınız bu telem İngilizce öğrenme yöntemlerini nasıl uygulamaya koyabileceklerini öğrenmek istediler.

Evet – İngilizce’sini geliştirmek isteyen ve nasıl başlayacağını merak eden herkes: Bu sizin için.

Henüz orijinal makaleyi okumadıysanız, size tavsiyem yukarıdaki linke tıklayın ve şimdi gidip okuyun. Zaten okuduysanız, İngilizce’de çabuk aşama kaydetmenin üç kilit noktasının:

Dinlemek – Anlamak – Kelimeleri Söyleyerek Alıştırma Yapmak (Telaffuz) olduğunu muhtemelen hatırlıyorsunuz.

Eğer İngilizce öğrenmeye daha yeni başlıyorsanız – ya da başlangıç seviyesindeyseniz – veya sıkı bir İngilizce eğitimi almış olduğunuz halde hala konuşamıyorsanız, nereden başlamak gerektiğini kestirmek zor olablir. İşte size tavsiyem:

Materyallerinizi belirleyin –

Başlangıç seviyesindekiler için bu  oldukça kolay. Piyasada yüzlerce İngilizce başlangıç kitabı mevcut – çoğu benim temel İngilizce öğrenme metoduma uygun. Ancak göze hoş gelen bir kitap edineceğinizden emin olun – büyük puntolu – çok resimle – gerekiyorsa Türkçe çevirisi ile birlikte.

Ayrıca, seçtiğiniz kitap her ne olursa olsun sesli kayıt içerdiğinden emin olun. Temel İngilizce öğrenme yöntemimin ilk kısmını uygulamak için dinlemeniz de gerekiyor.

İşte diğer bir öneri – birkaç İngilizce çocuk kitabı okumaya çalışın – içinde birçok resim olanlarından. Türkçe öğrenmeye ilk başladığım zamanlarda ben bunu yaptım ve ne kadar zor olduğuna şaştım kaldım! Ama biliyordum basit bir çocuk kitabını anlayamadığım taktirde asla Türkçe’yi akıcı biçimde konuşamayacaktım. Bu yüzden kitabın üzerinden cümle cümle geçtim, kelimeleri öğrendim ve telaffuz pratiği yaptım. Orta seviyedeki bir öğrenci olsanız bile çocuk kitapları telaffuz pratiği – benim İngilizce öğrenme yöntemimin üçüncü adımı- için çok yararlı kaynaklardır.

Daha ileri seviyede öğrenciler çok daha geniş bir kaynak listesinden seçim yapabilirler – kitaplar, dergiler, gazeteler, internetten indirilebilecek makaleler – ilginizi her ne çekiyorsa. Hatta okuduğunuz şeye ne kadar ilgi duyarsanız o kadar iyi hatırlar ve İngilizce çalışmanız da bir o kadar etkili olu. Bu yüzden ilgi duyduğunuz bazı konular hakkıında bazı okuma materyalleri bulun.

Bir Plan Yapın -

Tamam – materyaliniz var, ama şimdi ne zaman çalışacağınızı planlamaya ihtiyacınız var. İdeal olarak her gün çalışmalısınız – en azından 30 ila 60 dakika arası (ki bu minimum!) Ama, işiniz son derece yoğunsa, ya da aile veya genel yaşantınız, o zaman günde 20 dakika ya da haftada 4 kez 90’ar dakika yeterli olabilir.

Şunu deneyin – eğer gerçekten zaman sıkıntısı çekiyorsanız, sabah 20 dakika ve akşam yatmadan hemen önce 20 dakika ayırın. Bu zamanlarda mümkün olduğunca rahat ve odaklanmış olduğunuzdan emin olun ki çalışma devreniz dah etkili olsun.

Disiplinli olun’ Ne olursa olsun planınıza sadık kalın. Kendinize her gün neden İngilizce konuşmak istediğinizi ve İngilizce’yi kendinize güvenli ve rahat bir şekilde konuşmayı öğrendikten sonra yaşamınızın nasıl zenginleşeceğini hatırların.

Bir günlük tutun – ve her gün gelişiminizin bir kaydını tutun.

Yardım Alın!

Hiçbir şey büyük bir hedefi tek başına başarmaya çalışmaktan daha zor değildir. İnsanlar sosyal yaratıklardır ve bizler yardım, tavsiye ve duygusal destek için birbirimize dayanırız.

Eğer gerçekten İngilizce öğrenmek istiyorsanız, bunu tek başınıza yapmaya çalışmayın. En azından bir arkadaşınızla birlikte bu hedef üzerinde çalışın. Birbirinizi teşvik edebilirsiniz, ve karşılıklı etkileşim İngilizce gelişiminizidaha keyifli bir hale getirir.

Eğer güç getirebiliyorsanız, özel bir İngilizce hocası tutmanızı sizlere şiddetle tavsiye ederim. Özel bir İngilizce hocası sizin Dinlemek, Anlamak, ve Kelimeleri Söyleyerek Alıştırma Yapmak (Telaffuz) konusunda size yardımcı olabilir.

Ama özel hoca seçiminizde dikkatli olun – İngilizce’öğreten’ herkes yardımcı olamayabilir. Hem de – eğer ki sizi strese sokan ya da yılmanıza neden olan bir hocanız varsa bu sizin İngilizce öğrenmenize zarar da verebilir. Bu yüzden hocanızı dikkatli seçin.

Bu hafta içerisinde temel bir İngilizce öğrenme yöntemini kullanarak İngilizce konuşmanızı nasıl geliştirebileceğinizle ilgili daha fazla detaylar yayınlayacağım. Konuştuğumuz esasların uygulandığı bazı Gerçek Dersler bile vereceğim.

Hemen şimdi başlamak istiyorsanız ,

İngilizce Hikayeler,

Ve

Sesli İngilizce Diyaloglarımıza bir göz atın.

Bunları dinleme, anlama ve telaffuzunuza bugün çalışmaya başlayarak kullanabilirsiniz. Gelecekteki makalelerimizi kaçırmadığınızdan emin olmak istiyorsanız sağ üst köşede üzerinde subscribe by email/RSS yazan sarı butona tıklayın. Her yeni makale ve ders yayımlayışımızda ücretsiz güncellemeler alacaksınız.

İyi Çalışmalar,

Ian

Related posts:

123