İngilizce Eğitimini “Yapşıkan” Hale Getirmek

İngilizce çalışırken harcadığınız zamanı nasıl daha etkili hale getirebilirsiniz?

Bu zor bir soru. Birçok kişi haftalar, aylar hatta yıllar bile harcıyor İngilizce çalışmakla. Ancak sonrasında, özellikle de eğer İngilizce’yi günlük bazda kullanmıyorlarsa öğrendiklerini unutma eğiliminde oluyorlar.

Eğitim uzmanları öğrendiğiniz birşeyin ne kadarını zihninizde muhafaza edebildiğinizi anlatmak için “sticky” yani “yapışkan” terimini kullanıyorlar.

O zaman İngilizce öğrenmenizi nasıl daha “yapışkan” hale getirirsiniz?

Yapışkanlığın anahtarı öğrendiklerinizi günlük hayatta pratik sebepler için kullanmak. Örneğin, lisede öğrenmiş olduğunuz matematiğin muhtemelen bir kısmını hatırlamıyorsunuz çünkü sıklıkla kullanmıyorsunuz- belki de hiç.

Diğer yandan, eğer bir ehliyet kursuna gittiyseniz- ve eğer arabanız varsa, muhtemelen nasıl araba kullanıldığını hatırlamakta zorluk çekmiyorsunuzdur.

Öyleyse- İngilizce öğrenmenizi “ yapışkan” hale getirmek için öğrenmiş olduğunuz İngilizce’yi günlük hayatınıza dahil etmenin bir yolunu bulmalısınız.

Takip eden soruları yanıtlayın:

Basit İngilizce bilgisinin günlük hayatınızı zenginleştirebileceği bir yol var mı?

Basit İngilizce bilgisinden derhal fayda veya kar sağlayabileceğiniz bir yol var mı?

Belki bu, internette işiniz veya bağlı bulunduğunuz endüstri ile ilgili önemli bilgiler okumaktır.

Belki bu, eğitiminizi bir Master programına veya internet üzerindeki bir programa kayıt olmak yoluyla ilerletmektir.

Belki bu, yurtdışından yeni arkadaşlar edinmek veya ilgi duyduğunuz bir internet grubuna dahil olmaktır. .

Daha iyi İngilizce konuşmaktan tam olarak nasıl fayda sağlayacağınızı bilmek İngilizce’yi günlük hayatınıza daha da fazla adapte etmekte motive olmanıza yardımcı olacaktır. Ve bunun sonucunda, daha çabuk öğrenecek ve daha fazla bilgi hatırlayacaksınız.

Umarım bunu yararlı bulmuşsunuzdur.

Herhangi bir sorunuz veya yorumunuz olduğu taktirde sizlerden haber almaktan memnuniyet duyarım. Sadece ian@intellenglish.com’dan bana bir e-mail gönderin.

Teşekkürler,

Ian

No comments yet. Be the first.

Leave a reply

Beyninize kötü davranmaktan suçlu musunuz?

Sevgili Arkadaşlar,

İngilizce Öğrenmek İçin Fazla Zekisiniz’i bitirdiniz mi?

Umarım faydalı bulmuşsunuzdur.

Bugün, birçok zeki İngilizce öğrencisinin hakettikleri başarıya ulaşmalarını engelleyen bir diğer sorunundan bahsetmek istiyorum:

Fazla çalışmak.

Hayır, İngilizce’nizi geliştirmek için sıkı çalışmamanız gerektiğini söylemiyorum. Ama, bazen, kendilerini aşırı zorlayan öğrenciler görüyorum.

Stresli bir işte 9 saatlik bir iş gününü tamamlıyorlar. Eve gidiyorlar ve İngilizce kitaplarını çıkarıyorlar. Ve bir ara verip dinlenmeden önce bir buçuk saat boyunca İngilizce çalışmak için kendilerini tam anlamıyla zorluyorlar.

Eğer bu şekilde çalışıyorsanız, muhtemelen çok çabuk ilerlemiyorsunuz ve işte bunun sebebi:

Bir noktadan sonra beyniniz yorulur ve etkili biçimde işlemeyi durdurur. İstiyorsanız buyurun çalışmaya devam edin, ancak muhtemelen fazla birşey aklınızda kalmayacak.

Kendinizi yorgun hissetmeye başladığınızda beş dakikalık bir ara vermek çok daha iyi bir fikir. Sadece gözlerinizi kapayıp birkaç derin nefes aldığınızda zihniniz kendiliğinden daha berrak bir hale gelecek.

İşte bir eğitim koçundan öğrendiğim diğer bir püf noktası: Gözlerinizi kapayın ve başınızın her yönünden 5’er santimetre daha geniş olduğunu hayal edin. Bu görüntüyü en az 30 saniye boyunca gözünüzde canlandırın.

Bir sebepten dolayı bu canlandırma egzersizi beyine giden kan akışını hızlandırıyor. Daha fazla kan akışı beyinde daha fazla oksijen ve daha fazla konsantrasyon anlamına gelir. İnanılmaz- ama işe yarıyor.

Zihini sağlıklı ve rahat tutmak etkin İngilizce öğrenmek için kesinlikle zorunlu. Bu yüzden beyninize iyi bakın. Sağlıklı beslenin, yeterince uyku uyuyun ve gerekli olduğunda beyninizi dinlendirin.

Kendinize iyi bakın,

Ian

English version

Dear Friends,

Have you finished İngilizce Öğrenmek İçin Fazla Zekisiniz yet?

I hope you found it useful.

Today, I’d like to to talk about another problem that a lot of intelligent English students have that keep them from achieving the success they deserve:

Working too hard.

Now, I’m not saying you shouldn’t work hard to improve your English. But, sometimes, I see students who push themselves too hard.

They finish a 9-hour workday in a stressful job. They go home and take out their English lesson books. And they literally force themselves to study for a full hour and a half before stopping to take a break and rest.

If you study like this, you’re probably not progressing very quickly and here’s the reason:

After a certain point, your brain gets tired and stops functioning efficiently. If you want, you can go ahead and keep working – but you probably won’t remember much.

It’s a much better idea to take a five minute break when you start feeling tired. If you just close your eyes and take a few deep breaths, your mind will automatically become clearer.

Here’s another trick I learned from an education coach: Close your eyes and imagine your head is 5 centimeters bigger on all sides. Visualize this image for at least 30 seconds.

For some reason, this visualization exercise increases blood flow to the brain. More blood flow equals more oxygen in the brain and greater concentration. Crazy – but it works.

Keeping a healthy relaxed mind is absolutely necessary for efficient English learning. So take care of your brain. Eat healthy foods, get enough sleep, and give your brain a rest when necessary.

Kendinize iyi bakın,

Ian

Comments

  1. emrah
    September 5th, 2009 | 11:40 am

    ıngılızce ogrenmek ıcın tek gereklı olan ben ce ıyı konsantre olmak ıngılızceyı natıve englısh speakers lardan ogrenmek thıs ıs my opınıon .ı recpect your decision to.

  2. ian
    September 5th, 2009 | 1:17 pm

    Thanks Emrah – Respect to you too.
    - Ian Przybylinski

  3. emin
    July 3rd, 2010 | 9:18 pm

    Teşekkürler Ian,

    Bu bloktaki bütün yazılarınızı ve İngilizce hikayelerle diyalogları dinledim ve okudum. Hepsi çok güzel. Bunlarla birlikte tavsiyeleriniz ve muhteşem danışmanlığınız için teşekkürler.

    Bence dinlediğiniz veya okuduğunuz şey dil öğrenme arzusu dışında da ilginizi çekmeli ve size zevk vermeli. İlginizi çeken şeyleri beyniniz, sünger suyu çeker gibi çekip içine alır, ilginizi çekmeyenler ise taşın üstünden kayar gibi kaybolur gider.

Leave a reply

İngilizce Konuşmayı Öğrenmek İçin Fazla Zekisiniz

İngilizce Öğrenmek İçin Fazla Zekisiniz!

Bu başlığın anlamını açıklamadan önce sizlere deneyimimle ilgili birşeyden bahsetmek istiyorum.

5 yılın biraz üzerinde bir süredir İngilizce öğretiyorum ve birçok farklı öğrenci gördüm – birçoğu çok zeki – doktor, avukat, profesör, CEO’lar gibi.

Bu kişiler kariyerlerinde inanılmaz ölçüde başarılılarda, ancak bazıları bir sebepten dolayı İngilizce konuşmakta hala zorlanıyorlardı.

Belki şimdi siz de benzer sorunlar yaşıyorsunuz, ve İngilizce konuşmak için bir tür özel yeteneğin varlığının şart olup olmadığını merak ediyorsunuz.

Ancak, bütün açıklığımla sizi temin ederim ki sorun sizin İngilizce konuşma yeteneğinden yoksun oluşunuz değil.

Hatta, büyük bir ihtimalle aşırı yeteneğe sahipsiniz!

Şimdi, muhtemelen kendi kendinize soruyorsunuz – pekala, eğer aşırı yeteneğe sahipsem, neden İngilizce’yi kolaylıkla ve akıcılıkla konuşmayı öğrenmekte zorlanıyorum?

Aslında bunun iki nedeni var. Ve ilkini açıklamak için…

İngilizce Öğrenmek İçin Fazla Zekisiniz

adında bir e-kitap yazdım.

Bu e-kitapta şu ana kadar neden İngilizce öğrenmekte bu kadar zorlandığınıza dair bazı şaşırtıcı yanıtlar bulacaksınız. Ve umuyorum bu kitap sizlere İngilizce çalışmanızı nasıl daha etkili ve verimli hale getirebileceğiniz hakkında bazı fikirler verecek.

Eğer sizi dilediğiniz ölçüde İngilizce konuşmaktan neyin alıkoyduğunu öğrenmeye hazırsanız, o zaman e-kitabı buradan indirin:

İngilizce Öğrenmek İçin Fazla Zekisiniz

Sanırım kitaptan keyif alacaksınız. Ve en güzel tarafı da %100 ücretsiz oluşu. Arkadaşlarınıza da bahsedin. Onlar da keyif alabilirler, ve bunu onlarla paylaştığınız için size müteşekkir olacaklar.

Kitabı okuduktan sonra, konuyla ilgili düşüncelerinizi duymaktan çok memnun olacağım. Hoşunuza gitti mi? Sorularınızın cevabını buldunuz mu?

Aşağıya bir yorum bırakın, sizlere cevaplandıracağıma dair söz veriyorum.

İngilizce Öğrenmek İçin Fazla Zekisiniz

Ian Przybylinski - İngilizce Öğretmen

Ian Przybylinski - İngilizce Öğretmen

Comments

  1. July 26th, 2009 | 12:08 pm

    [...] İngilizce Öğrenmek İçin Fazla Zekisiniz’i bitirdiniz mi? [...]

  2. hasan
    September 4th, 2009 | 4:32 pm

    eve thocambuldum demekii herşeyin başında okumak ve dinlemekgelirmiş teşeşkkür ederim

  3. sevim
    September 21st, 2009 | 12:49 pm

    Kitap gercekten cok akici,keyifli ve sorulariniza cevap veriyor tabi uygulayabilirsek faydali olacak.Su ana kdarki ingilizce ogrenmeyle ilgili ezberlerimizi bir yana birakirsak cok daha cabuk ogrenecegiz. Bu durumda kitap gercekten ingilizceyi anlayrak ogrenmek isterseniz iyi bir yol gosterici.kitap icin tesekkur ederim.

  4. admin
    September 25th, 2009 | 6:39 pm

    Yorumlarınız için çok teşekkürler Sevim.

    - Ian

  5. serkan yilmaz
    October 20th, 2009 | 3:11 pm

    Açıkçası etkileyici bir giriş yazısı olmuş.
    Yazımın cevaplanacağı sözünü verdiğiniz için bu maili gönderiyorum.
    İyi çalışmalar

  6. admin
    October 22nd, 2009 | 6:33 pm

    Hi Serkan,

    Mesajınız için teşekkür ederim. Kusura bakmayın bir kaç gün sonra cevaplıyorum – çok yoğunum bu arada! Bu hafta sitemizi takıp edin….yeni haber vereceğim biraz sonra.

    All my best,

    Ian

  7. fulya
    October 27th, 2009 | 6:37 am

    Merhaba Ian,

    Bugün kendimi şanslı bir günümde olarak görüyorum. Çünkü bu özel kitabı okudum. Tek kelimeyle süpersin! Bende müthiş bir farkındalık yarattın. İngilizceyi öğrenmek için birçok nedenim var. Ve bunu mutlaka başarmak istiyorum. Bu yüzden senin daha fazla tavsiyene ihtiyacım olacak.

    Siteyi devamlı takip edeceğim ve başka arkadaşlarıma da önereceğim.

    Sevgiler
    fulya

  8. admin
    October 27th, 2009 | 8:17 am

    Teşekkürler Fulya. Çok memnun oldum.

    - Ian

  9. hakan
    November 1st, 2009 | 7:57 pm

    Hi,

    Şuan çok mutluyum.Çünkü bu kitabı okuduktan sonra anladım ki,ben ve benim gibi olan insanlarıda aslında anlayanlar varmış.Ve yine anladım ki şayet bu durumumuzu avantajlı hale çevirebilirsek diğer insanlardan birkaç adım önde olabileceğim.Bence dünyada ki en zor şeylerden biri,insanda farkındalık yaratabilmektir.Ve bunu bende yaşattınız,teşekkürler.Çalışmalarınızı takip edeceğim.

    İyi çalışmalar…

  10. November 2nd, 2009 | 10:13 am

    [...] – Eğer burada yeniyseniz, e-kitabıma gözatmak veya ücretsiz e-mail derslerime yazılmak isteyebilirsiniz. Ziyaret ettiğiniz için [...]

  11. funda
    November 2nd, 2009 | 12:33 pm

    kitap gerçekten etkileyici ve okunası… içerdiği bilgiler ve tavsiyelerden kendinize pay biçip, fayda sağlayacağınız bir kaynak olmuş,tavsiye ederim.

    ayrıca teşekkürler hocam :)

  12. nazli
    November 2nd, 2009 | 9:29 pm

    henuz uye oldum ve biran once kitabi okumak istiyorum benim ingilizce ogrenmeye cok ihtiyacim var ben avustralyada yasiyorum ve iltes sinavina girmem gerekiyor ama ingilizce ogrenmekte zorlaniyorum bana yardimci olursaniz cok sevinirim simddiden tesekkurler

  13. November 3rd, 2009 | 1:00 am

    [...] – Eğer burada yeniyseniz, e-kitabıma gözatmak veya ücretsiz e-mail derslerime yazılmak isteyebilirsiniz. Ziyaret ettiğiniz için [...]

  14. mehmet ali
    November 3rd, 2009 | 2:10 am

    Öncelikle merhaba
    ingilizceyi ögrenmek istiyorum çünkü iş dünyasında kullanmak ve yeni ufuklara açılmak istiyorum.

  15. November 10th, 2009 | 12:52 pm

    Selam Ian:)
    öncelikle çalışmaların için seni tebrik ediyorum..
    ve sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum..kitap benim için oldukça faydalı oldu Türk milleti adına güzel bir çalışma yapmışsın.eminim ki bir çok kişinin özgüvenini tekrar yerine getirecektir..olaylara çok olumlu bakmışsın öncelikle bu en çok hoşuma giden yanıydı..biliyoruz ki fazla yoğunluk zekayı köreltiyor ama öyle güzel anlatmışsın ki bu yolla daha zeki olabiliriz..:)
    şu da gözümden kaçmadı..Türkçeyi ne kadar düzgün kullanmışsın..çeviri olduğunu düşünmüyorum çünkü özel derslerin olduğunuda belirtmişsin,herhalde ortak dil olmadan öğrenmek yada öğretmek zor olsa gerek!

    teşekkürlerimi sunuyorum…sevgiler :)

  16. Ian
    November 10th, 2009 | 3:20 pm

    Merhaba Ecem,

    Aslında benim eşim Hande bu kitabı çevirdi. Ama benim Türkçe fena değil. Hiç kursa gitmedim, ders almadım. Ama belki İngilizce öğretince öğrendiklerim faydalı oldu.

    Beğendiğinize çok memnum oldum.

    All my best,

    Ian Przybylinski

  17. Ahmet Ersin KARAMAN
    November 17th, 2009 | 12:53 am

    Bu kitapçığı yazdığınız ve bizlerle ücretsiz olarak paylaştığınız için teşekkür ederim. Farkında değilmişim asıl sorunun. Ben İngilizce öğrenmek için yeterli kabiliyete sahip olmadığımı düşünürken aslında İngilizce öğrenmek için fazla zekiymişim. :) İstanbul’un özellikle turist potansiyeli yüksek yerlerinde turistlerle gayet güzel İngilizce konuşan satıcılar görüyorum. Hatta bazısı daha çocuk. Evet belirttiğiniz gibi belki de mükemmel değil İngilizceleri ancak konuşuyor ve anlaşıyorlar. Eminim ki her konuştuklarında birşey daha kapıyorlar. Öğreniyorlar. Çok kasıyoruz sanırım.

  18. December 3rd, 2009 | 11:45 am

    Kitap aslında basit bir gerçeği ortaya koyuyor.”çocukken gösterdiğimiz azmi ve amatör ruhu yeniden canlandırmak”. Bunu yapmak sanıldığı kadar kolayda değil tabiki.Alacağımız riskler gözümüzü korkutuyor.Belkide riskleri daha iyi yönettiğimiz için halen hayattayız. Çocukken yaptığımız hatalar, öğrenme süreçlerindeki yanlış davranışlar hoş karşılanırdı,altımızı ıslattığımızda bile sebbeimiz vardı çocuktuk.Şimdi artık birey olarak bizden beklenenler çocukken beklenenlerin çook daha ötesinde. Kendimiz hata yaparak öğrenmeyi becerebilsek ve hatta istesekte ,hatalarımıza rağmen devam edebilme şansımız zayıf.Yeterliik sürecine varana dek kim bizim gelişimimizi bekler,gelişmişi varken(iş dünyasından bahsediyorum). Ayrıca bizler türkçeyi kötüde olsa öğrenmiş ve konuşmaya çalışanları sempatik görürken, ingilizce konuşamayanlar neden aynı sempatiklikle karşılanmamaktadır.Bu bir yetersizlik,zayıflık olarak algılanmaktadır. Tüm bunları hatırlattı bana bu yazı .Keşke çocuk olabilseydik değilmi?

  19. ilhami
    December 5th, 2009 | 4:01 am

    hocam öncelikle bizimle böylesine güzel bir kitapçığı paylaştığınız için çok teşekkür ederim… Ben üniversite 2. sınıf öğrencisiyim gelcekteki planlarımı yeni belirledim. Her amacımdan çıkıp eskiye dönecek gibi olduğum zaman bu yazıyı okuyup ingilizceye biraz daha sarılıyorum. Size çok teşekkür ederim.. Başarılarınızın ve yazılarınızın devamını dilerim…

  20. sibel
    December 15th, 2009 | 1:17 pm

    e-kitap gerçekten çok yararlı yazdıklarınızı dikkate alarak çalışmaya başlıcam tekrar.
    teşekkürler

  21. ceren
    December 17th, 2009 | 1:17 am

    ben de inglizce öğrenmek istiyorum üye oldum ama bi türlü indiremedim programı bi türlü öğrenemedim yardım ederseniz sevinirim çok istiyorum öğrenmeyi 18 yaşındayım gençken öğrensem çok iyi olcak

  22. Ian
    December 17th, 2009 | 9:30 am

    Merhaba Ceren,

    Email adresinize e-kitabı direkt gönderiyorum.

    - İan

  23. Fehmi
    December 19th, 2009 | 8:37 pm

    Sayın Ian Przybylinski 30 yıl önce 8 aylık bir kursla ingilizce öğrendim! Ne kadar öğrendiğimi bilemiyorum ama evime misafir etmek zorunda kaldığım iki hippi ile arabalar ,savaşlar ve Türk şairi Mehmet Akif Ersoy’dan konuştuk . Nasıl konuştuk bilemyorum ama iyi bir öğrenci olduğumu söyleyebilirim.Çok iyi öğretmenlerle kısa zamanda çok şey öğrendik.Diyebilirimki sizin bahsettiğiniz gibi birkaç metod ve kelime öğrenmek ( ve bizim deyimimizle kafasını gözünü yararak konuşmak) ve bir yardımcı ile kötü alışkanlıklardan kurtulup bol pratik yapmak.Yalan yanlış farketmez .Her saat geçtikçe gelişme farkedilecektir.Fazla zekisiniz cümlesi bu anlamda bana eski günleimi hatırlattı .e-kitap çok aydalı oldu .Teşekkür ederim.

  24. melekjoya
    January 25th, 2010 | 10:46 pm

    nasil tesekkur etsem bilemiyorum sans eseri buldum bu siteyi ve cevremde bu konuyla ilgili sikinti ceken herkese tavsiye edecegimden emin olun yardimci olabilecek dosyalari indirdim ve yarinki oncelikli isim bu ve sanirim biraz sansliyim suan icin pratik yapma sansimda olcak bol bol suan yurtdisinda bulundugumdan dolayi :) yeniliklerinizi dort gozle bekliyorum

  25. Mustafa Utku Keşmer
    February 13th, 2010 | 1:58 am

    Bence çok güzel tespitleriniz var, kitabınızı çok beğendim.

    “Ne yazık ki eğitmenlerin hepsi bir öğrenci olmanın ne demek olduğunu hatırlayamıyor.”

    Kesinlikle katılıyorum. Kitabı okuduktan sonra, sizin bir öğretmen ve bir öğrenci olmaktan çok daha fazlasını bildiğinize eminim.

    Annem 40-50 yaşlarında, İngilizce’si neredeyse yoktu. Bir hafta önce İngilizce dersi almaya başladı. Ona okutmak için, çevrilmiş metinler, diyaloglar falan arıyordum. Sitenizi bu şekilde buldum. Aslında benim de İngilizce’m çok iyi değil, yani söylenen çoğu şeyi anlayabiliyorum ama konuşma konusunda son derece zayıfım. Siteye annem için İngilizce metin bulmak için girdim, fakat kitabınızı okuduktan sonra İngilizce çalışmaya heveslenmiş biri olarak çıkıyorum.

    Sitedeki, çevrilmiş diyalogları ve hikayeleri çoğaltmanız dileğiyle, çok teşekkürler.

    Utku

  26. February 19th, 2010 | 12:46 am

    OKUDUM İNŞALLAH daha da devam etcem hedefim büyük ama devamını yollarmısın msnim face sayesinde göremiyom bazı gelenleri

  27. cihan erdogan
    March 9th, 2010 | 11:26 pm

    vaauv e-book unuzu okuyunca tuylerim diken diken oldu, gercekten cok guzel tespitler yapmıssınız.Hayran kaldım dogrusu.Yazdıgınız bır cok seyde kendımı buldum dıyebılırım.Bu benım kendımı cok ıyı hıssetmeme sebep oldu bunun ıcın sıze cok tesekkur ederım.Basarılarınızın devamını dılerım…

    Cihan ERDOGAN

  28. mine
    March 24th, 2010 | 12:54 pm

    Zeki olduğum için ingilizce öğrenemediğimi düşünememiştim.Yazdıklarınızı okuduğumda ikna oldum ve etkilendim.İngilizce kursuna başlayalı 1 hafta oldu.Tamamen konuşma üzerine bir kurs.Aynı söyledğiniz gibi gramer yok sürekli yanlış düzeltmek yok bir bebeğin dilini öğrenmeye başlaması gibi ve şimdide ek olarak sizden gelen yardımlarla pekiştirmek çabasındayım.Umarım yardımcı olursunuz.Teşekkürler.

  29. SONER KARAMETE
    March 28th, 2010 | 10:26 pm

    Thank you very much for everything. See you later.

  30. Sevil
    April 7th, 2010 | 12:53 pm

    Merhaba Ian,
    Öncelikle benim gibi, bir çok insanın var oldugunu bilmemi sağladıgın için tsk. ederim. demme ki yanlız değilim. :) Kitabını çok anlaşılır bir şekilde yazmışsın. ingilizce öğrenmeye isteğimi maximum düzeye çıkardın.çok etkilendim. tşk.

  31. izzettin kulaksız
    April 9th, 2010 | 10:17 pm

    Teşekkürler. Ne yapayım, nerden başlıyayım, bu iş bir türlü olmuyor derken size rastladım. Deneyeceğim ama aynen dediğiniz gibi yaparak :)

  32. Murat
    April 22nd, 2010 | 12:02 pm

    Kitabınızı şimdi bitirdim v eçok etkilendiğimi söylemeliyim. Bahsettiğniz filmi bende izlemiştim ama başarsının sırrını anlayamamıştım. Şimdi çok daha iyi anlıyorum ve İngilizce öğrenimim de hatırlayacağım.

    Teşekküler..

  33. gizem bilici
    May 24th, 2010 | 1:47 am

    Merhaba Ian,
    Ben Mütercim Tercümanlık bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. Kitabınızı daha önce okumuştum ancak buraya bir şeyler yazma fırsatım olmadı. O kadar doğru ve güzel şeyler yazmışsınız ki.. Gerçekten inanılmaz derecede cesaretlendirici. İngilizce konusunda mükemmel olduğumu hiç bir zaman düşünmedim. Düşünemem de ama şimdikinden daha iyi olabileceğimi biliyorum artık. Ve kendini ingilizcede başarısız hisseden, ya da kendine güvenemeyen herkes bu kitabı okumalı. En azından hala vakitleri yoksa da biraz daha olumlu bakabilirler. Hayatım boyunca ingilizceyi sevmeyen (ya da korkan) arkadaşlarıma, tanıdıklarıma aslında çok da zor olmadığını anlatmaya çalıştım. Çünkü ben de bir zamanlar nefret etmiştim ingilizceden. Umarım daha fazla kişiye ulaşır ve başarılarına katkıda bulunabilirsiniz. Başarılarınızın devamını dilerim. İyi çalışmalar.

  34. zeynep
    May 24th, 2010 | 4:51 pm

    Merhaba hocam, ben de ingilizceyi akıcı bir şekilde konuşmak istiyorum. Bu konuda neler yapmam gerektiği noktasında yönlendirmelerinizi bekliyorum.
    Saygılarımla….

  35. melis
    June 16th, 2010 | 11:23 pm

    merhaba hocam ingilizceyi gerçekten öğrenmek istiyorum ve yardımcı olmanızı istiyorum . teşekkürler

  36. gülsevim
    June 24th, 2010 | 6:20 pm

    merhabalar lan;

    Bugün müdürümle yapmış olduğum bir toplantıda ingilizce konuşmaya kara verdim. iş hayatımda olsun sosyal haytımda olsun ingilizcenin büyük bir önemi olduğunu düşündüm. ve akşam toplantıdan sonra internete girdim ve http://www.intellenglish.com/ adresine ulaştım. http://www.intellenglish.com/ingilizce-konusmayi-ogrenmek-icin-fazla-zekisiniz.html/ingilizce-ogrenmek-icin-fazla-zekisiniz adrsinden kitabını okudum. gerçekten vermiş olduğum karada nasıl ilerlkeyeceğimi ve bıu konuda kara verdikten sonra ingilizceyi nasıl öğrenebilceğimi daha iyi anladım. size tekrar teşekkür ederim en kısa süre içerisinde ingilizceyi öğreneceğime inanaıyorum artık. tekrar teşekkürler lan.

  37. Tolga
    August 5th, 2010 | 6:28 pm

    Hello Ian and Hande,
    This book became very useful to me. Thank you so much.
    And i will share this web site to all my friends.
    Respect to you.

  38. Kaan
    August 7th, 2010 | 5:13 pm

    Trabzonda yaşıyorum 2 dil biliyorum inglizce ve rusca inglizce bütün grammerleri biliyorum zamanları edatları aklınıza gelebilecek her şeyi ve binlerce kelime ama konuşamıyorum… Rusca alfabede tek bir harf bile bilmiyorum ama akıcı bir şekilde konuşuyorum bulundugum şehirde rus uyruklu vatandaşların olması sebebiyle… Bildigim halde ingilizce konuşmaktan korkuyorum konuşmaya çalıştıgımda karşımdaki insanın her söyledigini anlıyorum ama cevap vermeye gelince inglizce olarak cevap verdiklerim 10 kelimeyi geçmiyor ve basit bir cümle kurmaya da zorlanıyorum… Nasıl akıcı bir şekilde konuşacağım… Bütün bildiklerimi unutup inglizce konuşulan bir yere mi gitsem…

  39. ERHAN
    August 24th, 2010 | 10:34 am

    Merhabalar..
    Bu kitap hayatım boyunca yaptığım hatayı bana en iyi şekilde gösteren ilk aynam oldu. Nedeni çok basit.Ben Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme bölümü öğrencisiyim. 4. sınıfa henüz geçtim.Aynı zamanda da yaklaşık olarak 3 yıldır Mali Müşavirlik Bürosunda muhasebecilik yapmaktayım. Geçen yıl bi ingilizce kursuna gitmiştim. Tek gayem ingilizcemi geliştirmekti. Bunu sosyal bir faaliyet olarak görüyordum.Bu sayede daha rahat bir şekilde odaklanabileceğimi düşünmüştüm.Fakat hem iş yerimde çalışıp, hem kursa gitmek, hem kitap okumak, arkadaşlarıma bol vakit ayırmanında yanı sıra üstüne birde açıköğretim derslerimi eklediğimde beynimi ne kadar meşgul ettiğimi hiç düşünmemiştim.Hep şuna inanırım ‘İnsanoğlunun beyninin herşeyi alabileceğine,algılayabileceğine.’ evet doğru bu.Bu kitapla birlikte neden başarıya ulaşamadığımın farkına vardım.Çok yönlü meşguliyetten dolayı başarıya ulaşamadığım kesindi. Kitabın yazarı bay Ian Przybylinski’ye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Şimdi çalışmamı tek yönlü olarak tekrar ele alacağım. Ve bu sayfaya yorumumu tamamen ingilizce olarak yapacağım. (basit hatalarım olsa dahi)
    İyi günler, iyi çalışmalar diliyorum.

Leave a reply