April 2009

Herkes İngilizce’yi hızlı öğrenmek ister. Ancak bu her zaman o kadar kolay olmayabilir. Hızlı öğrenmek için en yaygın kullanılan metodlar tam katılım tekniklerini içerir. Örneğin, yabancı bir ülkede bir iki hafta yoğun bir dil kursuna gitmek gibi.

Ancak, ne yazık ki bu çoğu kişi için uygun bir seçenek değil. Bu süreyi ayırabilmek aile, iş ve diğer sorumluluklar dolayısıyla kişiler için engel oluşturabiliyor.

Ve, ayrıca bazı kişiler için bir veya iki haftalık yoğun kurslar etkili olmayabilir. Herkes aynı şekilde öğrenmez, ve geleneksel bir dil kursu arzu ettiğiniz akıcılık düzeyine ulaşmanızı sağlayamayabilir.

Dünyanın en hızlı dil öğrenen varlıkları

İngilizce’yi daha hızlı konuşabilmeyi öğrenmek için belki de dünyanın en hızlı dil öğrenen varlıkları – çocuklara bakmalıyız.

Ayakkabılarını bağlamayı, çatal bıçak kullanmayı öğrenmeden önce veya cebir işlemleri yapmadan önce küçük çocuklar binlerce kelimeyi öğrenebiliyorlar, karmaşık cümleler kurmayı keşfediyorlar (gramer kitapları olmaksızın), ve anadillerindeki sesleri telaffuz etme becerisi geliştiriyorlar.

Nasıl bu kadar kolaylıkla dil öğrenebiliyorlar? Bu kadar az çabayla kelime, gramer ve cümle kuruluşuna nasıl bu kadar hakim olabiliyorlar? Sırları nedir? Nedeni sadece hergün anadillerine maruz kalmaları mı, yoksa diğer sebepler var mı?

Her ne kadar çocukların dil öğrenimi ile ilgili birçok araştırma yapılmış olsa da bilimadamları hala çocukların nasıl bu kadar çabuk dil öğrenebildikleri hakkında tam bilgiye sahip değiller. Noam Chomsky gibi dilbilimciler beynin dili anlamlandırmaya son derece uygun doğal bazı yapılara sahip olduğuna inanıyorlar. Diğerleri ise çocuk beyninin doğal problem çözme yetisine sahip olduğu ve dilin yapısını bu yetiyi kullanarak çözdüğüne inanıyorlar. Ancak bu açıklamalar hala neden çocukların yetişkinlerden daha hızlı dil öğrendikleri sorusunu cevaplamıyor.

Beyin Dalgalarının Gücü

Birçok bilimadamı tarafından keşfedilmeye başlanan bu muhtemel açıklamalardan biri ise yaşlandıkça kademeli olarak değişen beyin dalgası kalıpları.

Çocuklar zamanlarının çoğunu Alpha (saniyede 7 ila 12 beyin dalgası) ve Theta (saniyede 4 ila 7 beyin dalgası) konumunda geçirirler. Theta konumundayken hafıza ve sezgi ön plana çıkarken, Alpha konumu da görsellik ve yaratıcılıkla bağdaştırılır. Öte yandan yetişkinler en sık olarak Beta konumundadırlar (saniyede 13 ila 40 beyin dalgası), Beta; dikkat, konsantrasyon ve dar alana odaklanma hissini yaratır.

Tabii ki Beta konumu mantıksal çıkarım, karmaşık problem çözme ve yetişkin dünyasının diğer talepleri için gerekli. Ancak bilimsel araştırmaya göre Alpha ve Theta konumları “Hızlı Öğrenme” dediğimiz beceri için can alıcı önemdedirler.

Peki, Alpha ve Theta beyin dalgalarını uyararak yetişkin dil öğrenimini hızlandırmak mümkün mü? Ve, eğer mümkünse İngilizce’yi daha hızlı öğrenmek için bu konumları ne şekilde yaratabilirsiniz?

Bütün bu soruları ve daha fazlasını cevaplayacak video için yarın buraya göz atın.

Ian Przybylinski

Not: Bu ilgi çekici serinin herhangi bir bölümünü kaçırmamak için SuperSpeaking İpuçları Haber Bülteni’ne kayıt olun veya anasayfanın sağ üst köşesindeki RSS’e kayıt olun ve haftalık güncel haberler alın!

Related posts:


Video’nun İngilizce metni ve Türkçe çevirisi buradan indirebilirsiniz:

ACCELERATED ENGLISH LEARNING TECHNIQUE 1.PDF

İki gün önce okuyucularımızdan aşağıdaki cümleyi tamamlamalarını rica etmiştim:

“Daha iyi İngilizce konuşmak için yapmanız gereken en önemli şey ______________.”

İşte bizlere ulaşan fikirlerden bazıları:

Pratik yapmak
Kelime haznesi geliştirmek
Konuşmak
İngilizce’yi hayata dahil etmek
İngilizce’de düşünmek
Sabah, öğlen ve akşam çalışmak
Doğru kaynak kullanmak
Gramer ve kelimeleri farklı teknikler ile öğrenmek (dizi ve film seyretemek, sesli okumak, günlük tutmak,…)
Kendine güvenmek
Ve Türkçe dil bilgisine sahip olmak

Yukarıdaki unsurlar İngilizce’yi daha iyi konuşabilmek için hakikaten çok önemli ve faydalı. Ve, bu unsurların sadece yarısını çalışma planınıza dahil edebildiğiniz taktirde başarılı olmanız yüksek bir ihtimaldir. Ancak, bütün bu metodların etkinliğini iki kat arttıracak son derece basit diğer bir teknik mevcut. Ve, İngilizce’yi daha hızlı öğrenip konuşabilmenize yardımcı oluşuna ek olarak, bu teknik zihninizin işleyişini de hızlandırarak ne öğreniyor olursanız olun daha çabuk öğrenmenizi sağlar.

Gayet basit:

İngilizce’yi daha iyi konuşabilmeniz için yapmanız gereken en önemli şey -

Rahatlamak

Zihnimiz berrak ve gerginlikten uzak olduğunda daha iyi öğrendiğimiz kanıtlanmış bilimsel bir gerçek . Stres, korku ve heyecan sadece sağlığımız için değil öğrenme yetisini engelleyişi sebebiyle de zararlı.

Kaç kez çalışmak için oturduğunuzda kendinizi düşüncelerin akışını durduramaz ve öğrenmeniz gereken şeye konsantre olamaz halde buldunuz?

Veya kaç kez bir adresi, bir iş arkadaşınızın ismini veya yapılması gereken bir işi hatırlamakta zorlandınız ve size en gereken zamanda unuttunuz? Daha sonra kendinizi daha rahatlamış hissettiğinizde muhtemelen daha kolay hatırlayabildiniz.

İnsan beyni bellek, öğrenme ve dil konuşmada olağanüstü bir kapasiteye sahip. Bu gücü meydana çıkarmanın anahtarı zihnin en üst düzeyde performans gösterebilmesi için yeterince rahatlamasını sağlayabilmektir.

Tabii ki, hiç şüphesiz birçok kişinin yorumda bulunacağı üzere: Rahatlamayı öğrenmeyi söylemek, bunu gerçekleştirmekten çok daha kolay.
İş, çocuklar, aile, ilişkiler, sınavlar, mali vaziyet, ve İstanbul trafiği varken rahatlamak nasıl mümkün?

Akılda tutmanız gereken ilk şey rahatlamanın da diğer beceriler gibi bir beceri olduğudur. Düzenli egzersiz yaptığınız taktirde iyileşirsiniz. Ne yazık ki, birçoğumuz en temel rahatlama egzersizlerini bile öğrenmedik veya günlük hayatımıza organize bir rahatlama sistemini nasıl dahil edebileceğimizi öğrenmedik. Gerçekten çok büyük kayıp, çünkü beynimizin tam potansiyelinden yararlanamamakla kalmıyor aynı zamanda sürekli stres ve baskı hissettiğimiz için hayattan da olabildiğince keyif alamıyoruz.

Eğer İngilizce öğrenme ve konuşma doğal yetinizi hakikaten maksimum düzeye çıkarmak istiyorsanız rahatlama tekniklerini çalışmaya başlamanızı size tavsiye ederim. Çok kişi işten eve geldiklerinde kanepeye oturup televizyonu açtıklarında kendilerini rahatlamış hissediyorlar. Aslında vücutlarındaki ve zihinlerindeki gerginlik devam ediyor.

İngilizce konuşma ve öğrenmenize güçlü bir takviyede bulunmanız için, rahatlama kabiliyetinizi geliştirebilmekte kullanabileceğiniz değerli bir rehber hazırladık. Bu rehber bu makalenin sonunda yer alan linkten ücretsiz olarak indirilebilir. Paylaşmaktan, göndermekten, ve hatta web sitenizde yayınlamaktan bile çekinmeyin.

Ücretsiz E-Kitap (Sağ tıklayın ve Kaydedin):

İngilizceyi Daha Hizli Ögrenmenize Yardimci Olacak Rahatlama Teknikleri

 

(Not:  Eğer bunu beğeniyorsanız SuperFast Speaking çok beğenirsiniz.)

Related posts:

12