March 2009

Yeni İngilizce kelimeleri öğrenmenin ve ezberlemenin en iyi tekniklerinden biri öğrenmek istediğiniz kelimeleri bir hikaye içerisinde kullanmaktır. Örneğin eğer intelligent-engineer-laugh-horse-joke-lake-funny kelimelerini öğrenmek istiyorsanız aşağıdaki gibi ufak bir hikaye yaratabilirsiniz:

I know a very intelligent engineer. His name is Walter. Walter, the intelligent engineer, told me a funny story about a horse. The horse jumped into a lake! It was so funny! I laughed and laughed at the joke.

İngilizce bir hikaye yarattığınızda bu hikayeyi mümkün olduğunca olağandışı yapmaya çalışın. Hikaye komik veya tuhaf olabilir. Birçok detay ekleyebilirsiniz-özellikle renkler, sesler, tat ve kokular gibi.

İnsan beyni şeyler arasındaki ilişkileri kullanarak çağrışım yapmak yoluyla işler. Örneğin, çocuklar renkleri ilk öğrendiğinde sıklıkla renkleri meyvalarla bağdaştırırlar. Elma kırmızı, muz sarı vb..

İşte diğer bir deney. “Banana” kelimesini düşünün. Şimdi, “banana” ile bağlantılı bütün kelimeleri düşünün:

Yellow-monkey-tree-fruit-jungle-pudding

Beyniniz “banana” kelimesini bütün bu diğer kelimelerle ve belki de daha da fazlasıyla ilişkilendirir. Bu kelimelerden birini düşündüğünüzde kendiliğinden diğer ilişkili kelimeleri de düşünürsünüz.

İngilizce bir hikaye yarattığınızda aynı zamanda fikirler ve kelimeler arasında da bağlantılar veya çağrışımlar yaratıyorsunuz. Genelde, bir seferde bir bağlantıdan daha fazlasını da oluşturuyorsunuz. Yukarıdaki hikayede, Walter bana bir atla ilgili bir fıkra anlattı ve ardından at göle atladı; “horse” kelimesi hem Walter hem de “the lake” kelimesiyle bağlantılıdır.

Ayrıca, İngilizce hikayeler kronolojik sıraya göre anlatılır. Böylece bir hikayenin içindeki olayların oluş sırası, aynı zamanda hatırlamaya çalıştığınız yeni İngilizce kelimeleri de hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu tüyoları hatırlayın:

• Bir cümle kurmak her zaman tek bir kelimeyi hatırlamaya çalışmaktan daha iyidir.

• Bir hikaye yaratmak birbiriyle ilişkisiz cümleler kurmaktan daha iyidir.
Şimdi okuyucularımın ne kadar yaratıcı olduklarını görmek istiyorum. Şimdi bazı kısa hikayeler yazıp aşağıdaki yorumlar bölümüne koyma sırası sizde.

Related posts:

İngilizce Neden Kolay – 5 Sebep

Birçok kişi İngilizce’nin öğrenmesi zor bir dil olduğunu söyler. Tabii ki İngilizce’nin zor olan birçok yönü var, ve İngilizce’yi akıcı biçimde konuşabilmeniz için aşmanız gereken birçok zorluk da. Ancak, gördüğüm şey, çoğu kişinin İngilizce öğrenmeyi olması gerektiğinden daha zor hale getirdiği. Bu kişiler sadece neden İngilizce konuşamadıklarına odaklanıyorlar. Bu yüzden İngilizce öğrenmenin imkansız olduğunu söyleyen herkese karşıt bir görüş oluşturmak için. . .

İşte İngilizce’nin kolay olduğunu gösteren 5 sebep:

1. Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca’nın aksine İngilizce’de nesnelerin cinsiyeti yok. Evet, kişiler için cinsiyet sözkonusu (He ve she), ama bunların hatırlanması kolay. Diğer Avrupa dillerinde herhangi bir objenin (örneğin bir masa) eril, dişil veya cinssiz olup olmadığını ezberlemeniz gerekiyor. İngilizce’de nesneler için sadece “it” dersiniz. Çok daha kolay değil mi?

2. Normalde İngilizce’nin çok kolay fiil çekimleri vardır. Örneğin:

I run
You run
He,she runs
We run
They run

Bu her bir şahıs için değişik fiil çekimleri olan Türkçe’den çok daha kolay. Tabii ki, İngilizce’de “to be” fiili gibi bazı kural dışı yani istisnai fiiller mevcut. Ama, genelde, İngilizce’deki çekimler çok kolay ve pek sık değişmiyor.

3. Ayrıca, İngilizce’de her isim için kullanılan sıfat aynı. İsmin eril, dişil veya çoğul olması farketmiyor. Fransızca’da örneğin ismin durumuna göre sıfatı değiştirmeniz gerekiyor.

4. İngilizce’nin en iyi noktalarından biri de sadece bir “you” olması. Türkçe’deki gibi “siz” veya “sen” ayrımı yok. Hangi “you”‘yu kullanmanız gerektiğine dair hiçbir şüphe duymak zorunda değilsiniz. Sadece bir tane var! Ve “you” için sadece bir tane fiil çekimi öğrenmek zorundasınız, tekil ve çoğul her ikisi için kullanabilirsiniz.

5. İngilizce öğrenmenin kolay oluşuna dair nedenlerden en sonuncusu ama en önemlilerinden birisi de şu: İngilizce dünyada en yaygın olarak konuşulan dillerden biri. Bu size birçok avantaj sağlıyor! Öncelikle, nereye giderseniz gidin pratik yapmak için İngilizce konuşan birilerini bulabilirsiniz. Ve ikinci olarak da İngilizce’nizi geliştirmek için kullanabileceğiniz milyonlarca kaynağın mevcut-kitap, dergi, gazete, internet, ders kitapları.

Hatta belki de İngilizce öğrenmek için fazla kaynak var. Kafanızın karışması işten değil! Bu hafta ileriki günlerde İngilizce öğrenmek için doğru materyalleri seçmekle ilgili bazı bilgiler yayınlayacağım. En iyi ve en yararlı İngilizce öğrenim materyallerini seçtiğiniz taktirde, İngilizce’yi kesinlikle mümkün olan en hızlı biçimde öğreneceksiniz.

Related posts:

1234567